Yazı Detayı
20 Eylül 2017 - Çarşamba 09:30
 
Cevapsız kalmasın…
Ferit Hayva
ferithayva@hotmail.com
 
 

Kent yönetenleri, her halde Tüik bir araştırma yapsa en çok doğru konuşanlar listesinde birinci sırada yer alırlar evet ama gelin görün ki bu kadar doğru konuşulmasına, doğru belirlemelere rağmen kentin neden bu kadar geri kaldığı, gelişmediği sorusu cevapsız kalır. Bunun üzerine güzel bir mesele anlatmak gerekiyor.

“Boksörün biri her ringe çıkıp geri köşesine geldiğinde ağzı burnu kan içinde perişan haldedir. Ancak köşede çalıştırıcı, boksöre: 'Harikasın, adamı dağıttın, bitti bu son raunt, adamı indireceksin' der ama boksör ağzı burnu kan içinde her köşeye geldiğinde aldığı bu gazın birkaç raunt sonra artık taşınmaz bir yük olduğunu, söylenenle gerçek arasında bir uçurumun farkında olarak en son geldiği köşesinde çalıştırıcının tekrar kendisine söyledikleri karşısında; 'ben bu kadar iyiysem, adamı bu kadar dövüyor, dağıtıyorsam o zaman beni kim dövüyor' acı gerçeğini söyleyerek son noktayı koyar...”

İşte bizim kentin durumu da biraz buna benzer. Ringde yenilen, dayakların kenarda başka türlü anlatılması ile olmayacağının, kentin yönetenleri tarafından gerçekçi bir temele oturtulması; sabahtan akşama bu şehrin sorunlarının altından kalkılmayacağı; Doğu Anadolu’nun en büyük nüfusuna sahip sınır bir il ve devamlı yoğun şekilde göç alan, geri kalmış, ismi büyük kendi devasa sorunlarla boğuşan bir köy kimliğinde olduğu gerçeği göz ardı edilmeden, toplumu, kendini, kurumları yanlışa düşürmeden gereken özenin, dikkatin, önemin gösterilmesi, bütün süreçlerin yapılabilecek en iyiler üzerinden yürütülmesinin çok daha bir yerinde olacağını söylemek gerekiyor.

Bunun için doğru bir sistemin oturtulması, görev alanların-alanlarının doğru belirlenmesi, denetimlerin yerinde ve zamanında yapılması gerekiyor ki eksik olanın nerede, kimden kaynaklandığı ortaya çıkarılabilsin. Yoksa…

En son yapılan toplantıda bir çok görevi bir arada yapmak zorunda kalan mülki amir yine kentin temel sorunlarına değinmiş, bütün detaylarıyla sorunların çözümü üzerine değerlendirmelerde bulunmuş. Ama bu sorunların hangi birimlerin, kurumların, kişilerin, hangi kaynak ve sürelerde bu eksikleri giderecekleri, zaman aralıkları ile ortaya konmadığı sürece, bunun başarı getireceğini söylemek zor. Yüzeysel olarak bunlar bu işi yapacak denmesi ile işler yapılmıyor, bitmiyor. Bir tarih aralığı, kaynak ortaya konması, ekiplerin belirlenmesi, ihalesi, kentin iklimi göz ardı edilmeden gereken mevsimsel şartlar da dikkate alınarak işlerin sıralaması, öncelikli olanların belirlenmesi ve muhatapların da ortaya konarak bu işi “sen bu kadar imkân, kaynak ve ekiple bu kadar sürede yapacaksın” denmediği sürece… Ki işin değerlendirmesi, başarı kıstasları ortaya çıktığında evet bu iş söylendiği zaman, kişi ekip ve kaynakla bitirilebilirmiş denebilsin. Ama bunlar yapılmadan, bunlar bu işle çok yakından ilgilenecekler demekle maalesef sorunlar çözülmüyor. Ortada kaynak, ekip, imkan, mevsim şartları yok!. Kimin kalıp kimin gideceği de... Bunlar olmayınca bu işlerin bitmesi, kurumsal olarak bu kadar kişiye bağlı durumlar söz konusu olduğu için söylendiği gibi beklentileri karşılar şekilde sonuçlanmasını bekleyemezsiniz. Çünkü geçmiş böylesi örneklerle doludur.

Planlamanın olmadığı, veriler üzerinden gidilmediği, kaynağı, ekibi, zamanı belli olmayan işlerin günümüz dünyasında bitmesini kimse kimseden beklemesin. Birde mülki amirin, işleri kamu eliyle yapmasının yanında sivil mesleki yapıların, akademinin nerede durduğu, nasıl katkı sunacağı, siyasi destek, merkezi yapıdaki süreçleri kimlerin yürüteceği konuları ise belirsiz. Oysa kuş tek kanatla uçamaz. Siyasi ayağı, bürokrasisi belli olmayan, kent dinamiklerinin içinde olmadığı süreçlerin nasıl tıkanacağı, kesintiye uğrayacağını sayın yöneticiler kenti tanımadıkları için bilmeyebilirler belki ama zaman içinde bunun açık seçik örnekleriyle karşı karşıya kalınacağı unutulmamalıdır.

Bu yüzden de her söylenen doğru, gerçekleşme noktasında aynı sonucu vermeyebiliyor. Süreçlerin ele alınmasında bütünü kapsayan, kişi başarısından çok kurumsal yapıların üzerine oturtulmuş bir sistematik üzerinden gidilmesi sonuç alma noktasında çok ama çok önemlidir. Bu nedenle söylenen doğruların bu kentte çok gerçekleşmediği, havada kalabildiği tarihsel geçmişi ile bakıldığında görüleceği ortadadır. İstisna olmaz mı olur...

Bu kadar çok doğru tespitin yanında bu işlerin hangi kaynak ve ekiplerle yapılacağı konusunun altı boş bırakılmamalı… Kaynak olmadan, yeterli teknik eleman bulunmadan, işleri yerinde, zamanında sonuçlandırmanız kolay değil. Kentin geneli için bir mastır plana ihtiyaç olduğu, her kurumun, sivil mesleki yapının, yöneticilerin, akademinin bu bütüncül projelerde neler yapacağı, kimlerin bürokrasiyi, siyaseti yönlendirip merkezden kaynak yaratacağı, kimlerin uygulamada yönetici ve uygulayıcı olarak zaman unsuru, iklim dikkate alınarak işlerin yapılacağının ortaya konması başarı için olmazsa olmazdır. Yoksa kimin işini aksattığını, kimin gerçekten üstün bir performans ile çalışıp kente, kendine, kurumuna kattı yarattığını nereden bileceğiz? Bu olmazsa tarlayı sürüp, ekip biçip, harman edip ürünün tüketilen konumuna getirildiği süreçlerdeki aksaklıkların ya da başarının kimden kaynaklı olduğu bilinemez.

Bu yüzden de söylendiği gibi yapılacaklarda görev alacaklardan tutun da kaynağı belirlenmiş, topluma bir plan çerçevesinde sunulmuş, takipleri başarı-başarısızlıklarını ortaya koyarak günah keçisinden çok, yapılmayan, eksik kalana fazla olan enerjiyi, gücü, kaynağı aktarıp kenti gerçekten de söylenen doğrular üzerinden yönetmek, yönlendirmek her halde çok daha yerinde olacaktır...

 
Etiketler: Cevapsız, kalmasın…,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ağustos 2019
Bu anlayış!...
16 Ağustos 2019
Nasıl derseniz…
10 Ağustos 2019
Her şey ortada…
03 Ağustos 2019
Neden olmasın...
31 Temmuz 2019
Olması gereken!
27 Temmuz 2019
Ahırlar!?..
25 Temmuz 2019
Kent için…
23 Temmuz 2019
Haftasında kalmaması gereken etkinlikler!.
22 Temmuz 2019
Yereli yönetmek
16 Temmuz 2019
Bilmek istediğimiz!..
15 Temmuz 2019
Kent konseyi…
13 Temmuz 2019
Bilmiyoruz
11 Temmuz 2019
Ne yapmadığımızın farkında mıyız?…
18 Nisan 2018
Hassasiyet…
11 Nisan 2018
Doğrusu…
06 Nisan 2018
Kurumsallaşma zorunluluğu...
04 Nisan 2018
Neden olmasın?…
02 Nisan 2018
Kısa vadede…
28 Mart 2018
Yeni dönemde…
26 Mart 2018
İnşaat sezonu…
23 Mart 2018
Bir hatırlatma!..
21 Mart 2018
Dikkate almak…
19 Mart 2018
Taşımak…
16 Mart 2018
Beklenen...
14 Mart 2018
Olmazsa olmaz…
12 Mart 2018
Kent esnaf sanatkârına…
09 Mart 2018
Gereği düşünüldü…
07 Mart 2018
Ders çıkarmak…
05 Mart 2018
Av yasağı!..
02 Mart 2018
Sıkıntıları aşmanın yolu
28 Şubat 2018
Gibi!..
26 Şubat 2018
Bir şeyler söylenmeli…
23 Şubat 2018
Bu bir çağrıdır…
21 Şubat 2018
Eşgüdüm…
19 Şubat 2018
Hava...
14 Şubat 2018
Sorunların yönetilmesi değil çözülmesi gerekmektedir
12 Şubat 2018
Bilindik bir mesele!...
09 Şubat 2018
Değişmediler ama!..
07 Şubat 2018
Sözü olmalı…
02 Şubat 2018
Buna mecburuz…
31 Ocak 2018
Fon!..
29 Ocak 2018
Cazibesi kaldı mı?
26 Ocak 2018
İstendiği takdirde…
24 Ocak 2018
Yokuz!...
22 Ocak 2018
Bir hatırlatma…
19 Ocak 2018
Karne!..
17 Ocak 2018
Uyuşturucu!...
12 Ocak 2018
Şeffaflık…
10 Ocak 2018
Ahırlar ve ağıllar desteklenmemeli!
08 Ocak 2018
Birkaç konu!...
05 Ocak 2018
İhtiyaç olan…
03 Ocak 2018
Temenni…
27 Aralık 2017
Kenti bekleyen…
25 Aralık 2017
Markalaşmak gerekiyor
20 Aralık 2017
Kent için...
18 Aralık 2017
Kaynak...
15 Aralık 2017
Özel otobüs ve minibüsler!...
13 Aralık 2017
Esnaf odaları…
08 Aralık 2017
Ne yapılabilir?..
06 Aralık 2017
Çöp!..
04 Aralık 2017
Kent için güzel olan…
01 Aralık 2017
Çocuklar okula gitmese!..
29 Kasım 2017
Temenni…
24 Kasım 2017
Değişirken...
22 Kasım 2017
Eğitim…
20 Kasım 2017
Daha iyi olmaz mı?
17 Kasım 2017
Cazibe merkezleri…
15 Kasım 2017
Yeni bir hikaye..
13 Kasım 2017
Hatırlanması gerekirdi
10 Kasım 2017
Tam zamanı…
08 Kasım 2017
Sanki...
06 Kasım 2017
Yapılması gereken…
03 Kasım 2017
Uyuşturucu meselesi...
01 Kasım 2017
Ahırlar!...
30 Ekim 2017
Kent esenliği...
27 Ekim 2017
Herkes hemfikir!...
25 Ekim 2017
Yeni kararlar…
23 Ekim 2017
Üniversite!...
20 Ekim 2017
İl Koordinasyon!...
18 Ekim 2017
Şayet!..
16 Ekim 2017
Durum bu…
13 Ekim 2017
Kent için…
11 Ekim 2017
Başka yolu yok!..
09 Ekim 2017
Her şey ortada…
06 Ekim 2017
16 milyon!…
04 Ekim 2017
Eğitim…
02 Ekim 2017
Göstermelik olmamalı
29 Eylül 2017
Doğru olan...
27 Eylül 2017
Mesele!...
22 Eylül 2017
Gereken…
13 Eylül 2017
Eğitimle devam!...
11 Eylül 2017
Okullar başlamadan!...
06 Eylül 2017
Çöp meselesi…
30 Ağustos 2017
İlk adım...
25 Ağustos 2017
Halk Sağlığı deyip geçme!?..
23 Ağustos 2017
Böyle olmuyor...
21 Ağustos 2017
Eğitim…
18 Ağustos 2017
Küçükten…
14 Ağustos 2017
Yapmasanız iyi olur...
11 Ağustos 2017
Ahırlar!...
07 Ağustos 2017
Biz de uzağında değiliz…
04 Ağustos 2017
Olduğumuz yer değil!...
02 Ağustos 2017
Bir düşünün…
31 Temmuz 2017
Üniversite...
28 Temmuz 2017
Koordinasyon!?..
26 Temmuz 2017
En kısa zamanda!...
24 Temmuz 2017
Van balığı der ki...
22 Temmuz 2017
Söyleme bakılırsa Paris!?
19 Temmuz 2017
Söylem yetmez…
17 Temmuz 2017
Bir yılın ardından…
14 Temmuz 2017
Yeni bir hamle…
12 Temmuz 2017
Doğruda buluşmak…
10 Temmuz 2017
Denetim şart...
07 Temmuz 2017
Akılda olması gereken...
03 Temmuz 2017
Kimi kandırıyorsunuz!
23 Haziran 2017
İstenen her şey…
21 Haziran 2017
Bugün de…
16 Haziran 2017
Nereye kadar!..
14 Haziran 2017
Bir kez daha hatırlatıyoruz…
09 Haziran 2017
Her yer inşaat!
07 Haziran 2017
Çöp…
05 Haziran 2017
Yaz tatili!..
02 Haziran 2017
Van balığı..
31 Mayıs 2017
İş ve yaşam!...
26 Mayıs 2017
Yeni bir süreç için…
19 Mayıs 2017
Ahırlar!?...
17 Mayıs 2017
Umarız!...
15 Mayıs 2017
Çaresizlik…
10 Mayıs 2017
Van balığı yollarda!...
03 Mayıs 2017
Kent için bir şey yaparken!...
01 Mayıs 2017
Özü ve özeli…
26 Nisan 2017
Tercih bizim…
21 Nisan 2017
Tam zamanı…
19 Nisan 2017
Yeniden başlanmalı…
14 Nisan 2017
İhtiyaç olan..
Haber Yazılımı