Yazı Detayı
05 Aralık 2018 - Çarşamba 13:11
 
Farkındalığı Arala
E. Tarhan
kalemiminsesi65@gmail.com
 
 

Bu hafta iki konuya değinmek istedim. İlki 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ile ilgili. İkincisi ise 25 Kasım-10 Aralık Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslar arası Mücadele için 16 günlük Aktivizm Kampanyası. 

Öncelikle engelli insanlarımızı sadece 3 Aralık tarihinde hatırlamak acı bir durum. Oysaki onlar bizlerle birlikte, aramızda yaşayan, arkadaşımız, akrabamız, yakınımız, bizden birileri. Bizim gibi sıradan bir hayat yaşamaya çalışıyorlar sadece aramızda. 
 Sosyal medyada paylaşılan bir fotoğraftan bahsetmek istiyorum. Fotoğrafta bir AVM’nin çıkış kapısı ve kapının önüne yığılmış yaklaşık 50 kişi var. Hepsi çıkmak için acele ediyor gibi görünüyor. Bu kalabalığın 2 metre kadar arkasında tekerlekli sandalyede oturan bir adam var. “Onlar engelli ama hangimiz daha çok engel(liy)iz.” yazıyor fotoğrafın altında. Şöyle bir durup düşününce ne kadar bencil hareketlerimizin olduğunu görüyoruz. Sadece kendi yaşantımıza odaklanmışız ve etrafta neler olup bittiğinin farkında bile değiliz. 
Engellileri hatırlamak sadece yılda bir kez mi olmalı? Sosyal medya üzerinden birkaç fotoğraf paylaşıp, altına da süslü birkaç cümle yazarak mı hatırlamalıyız bu durumda ki bireylerimizi? Öyle olmamalı tabiî ki.

Bu kardeşlerimiz için neler yapabiliriz, nasıl yardımcı olabiliriz diye oturup düşünmemiz gerek. Engelli vatandaşlarımız için kullanılan toplu taşıma aracı sayısı ne kadar? Şehirlerimizin birçok yerinde üst geçitler yapılmış ancak bu üst geçitlerde engelliler için asansörler var mı? Birçok binanın girişinde engelliler için yol yok, sadece merdivenler yapılmış. Bu binaları yapanlar acaba  ne kadar, engelli bireylerimizi düşünerek hareket ediyorlar? Düşünmek gerekmez mi, belki de bu binada engelli küçük bir kız çocuğu yaşayacak diye. Annesi onu alıp parka götürmek isterse hem çocuğu, hem sandalyesini nasıl indirecek merdivenlerden. Hadi bir şekilde indirdi diyelim geri dönünce ne olacak?

Engelliysen evinde otur, dışarı çıkma mı demeliyiz bu insanlarımıza. Nasıl soyutlayabiliriz onları toplumdan? Ayrıca hepimizin engelli olma riski yok mu şu hayatta? Sapasağlam bir insansın. Karşıdan karşıya geçerken küçücük bir dikkatsizlik sonucu bir aracın altında kalmayacağının bir garantisi var mı? YOK!! Her an hepimiz engelli olabiliriz. Bunun için onları sadece 3 Aralık’ta değil hergün hatırlayalım ve hayatlarını kolaylaştırmanın yollarını arayalım. Hem engel diye birşey yok, ilgisizlik, sevgisizlik, empati yoksunu olmak değil midir asıl engel?

Gelelim 16 günlük aktivizm kampanyasına. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Sözcüsü sanatçı Edis Görgülü resmi instagram sayfasından yaptığı paylaşımda kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetin tanımlamasını yapıyor ve ayrıca toplumsal cinsiyet tanımlamalarının nasıl şiddetin temelini oluşturduğundan bahsediyor. Sanatçı paylaşımında “Fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren veya verebilecek olan her türlü eylem kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet olarak tanımlanır. Çocuk yaşta evlilikler ve zorla evlendirilme kadına ve kız çocuklarına yönelik bir şiddettir. Toplumsal cinsiyete dayalıdır. Yani kadınlar ve kız çocukları bu şiddet türüne cinsiyetlerinden dolayı maruz kalırlar. Toplumsal cinsiyet kadınları ve kız çocuklarını, erkekler ve erkek çocuklarından daha  düşük konuma hapseder. Şiddete tanık olmak da şiddet görmek demektir.” cümlelerini kullanıyor.

Bu 16 günlük aktivizm kampanyasını takip edenler şiddetin tanımlarına ve şiddeti engellemek için nasıl mücadele edileceğine dair bilgi edinmiş oluyor. 
Evet, şiddet bitmek, tükenmek bilmeyen bir sorun haline geldi günümüzde. Özellikle kadına yönelik şiddet ortada. Çocuk yaşta evlendirilmeler; eskiye göre azalmakla birlikte hala ciddi bir biçimde sürdürülüyor. Kadın cinayetleri bitmiyor. Kadına yönelik cinsel saldırı haberleri yine öyle. 
Nasıl bitecek bilmiyorum bunlar ancak bildiğim bir şey var, o da kadınların artık daha da bilinçli hareket ettiği, sesini duyurmaya çalıştığı...
Maalesef hala erkek zulmünden muzdarip birçok kadın ve kız çocuğu mevcut. İşte bu tür kampanyalarla bilgiyi daha çok insana ulaştırmak, kadınlara cesaret verilmek isteniyor...

Ayrıca şiddet demek sadece tekme tokat vs. kaba kuvvet kullanmak demek değil. Edilen hakaretler de şiddet. Kadına verilen ekonomik ve psikolojik cezalar da şiddetin en kötüsü. İnsan içine çıkarmamak, eve hapsedip yaşatmak da en büyük şiddet değil midir? Çalışmayan, yıllarca evine, çocuklarına hizmet etmiş nice kadınlar var. Sorun çıkınca beş parasız kapının önüne atılan, itilip kakılan kadınlar. Zulme uğrayan ama hakkını aramaya gücü yetmeyen kadınlar. 
Bu konu çok uzun ve öyle kolay kolay yazmakla bitmez. Sonuç itibariyle kadın-erkek demeden, birbirimize saygı duymayı, üstünlük taslamayı bırakmayı öğrendiğimiz gün bu sıkıntılar bitecek inşallah!

 
Etiketler: Farkındalığı, Arala,
Yazarın Diğer Yazıları
28 Kasım 2018
Öğretmenler...
21 Kasım 2018
Çocuk Hakları Günü
14 Kasım 2018
Aman Dikkat!
07 Kasım 2018
Lösemili Çocuklar Haftası
31 Ekim 2018
Yeter ki oku
24 Ekim 2018
Deprem!
17 Ekim 2018
Kız Çocukları Gülsün!
12 Ekim 2018
Düğünlerimiz...
03 Ekim 2018
Van’ı Tanıtmak İçin
26 Eylül 2018
Hayata hareket kat!
19 Eylül 2018
Sınırlı kullanım iyidir!
12 Eylül 2018
Zil Çaldı!
05 Eylül 2018
"Fırsat Bu Fırsat" demeyelim!!!
29 Ağustos 2018
Van kahvaltısı ve Van otlu peyniri
15 Ağustos 2018
Bayramınız kutlu olsun
08 Ağustos 2018
Bayram yaklaşırken
01 Ağustos 2018
Sınav...
25 Temmuz 2018
Kaybetmeden Kıymetini Bilelim!
18 Temmuz 2018
Mavi Bayrak geldi, devamı da gelsin….
11 Temmuz 2018
“Anne ve babalar dikkat”!
04 Temmuz 2018
Güzel Şeyler de Oluyor…
27 Haziran 2018
Van Gölü ve...
21 Haziran 2018
Çocuklar...
13 Haziran 2018
Bayramınız kutlu olsun!..
06 Haziran 2018
Okullar kapanıyor
30 Mayıs 2018
Ramazan ve dilenciler
23 Mayıs 2018
İletişim!
16 Mayıs 2018
Ramazan...
09 Mayıs 2018
Temiz bırakalım ki temiz bulalım!
02 Mayıs 2018
Kemerini tak, hayata bağlan!
25 Nisan 2018
Lütfen...
11 Nisan 2018
Kutsal Yolculuğa Saygı Duyalım!
04 Nisan 2018
Farkına varalım!
28 Mart 2018
Suyun Değerini Bilelim
21 Mart 2018
Sevgiyle, merhametle davran!
14 Mart 2018
İlkbahar
07 Mart 2018
8 Mart...
28 Şubat 2018
Dikkat edelim!
21 Şubat 2018
Çocuklar...
14 Şubat 2018
Sevgililer Günü
08 Şubat 2018
Evet, Başladık…
08 Şubat 2018
Hayata KAN bağışla!
08 Şubat 2018
Çocuklar okumalı!
08 Şubat 2018
Yaşam için dikkat!
08 Şubat 2018
Bu güzelliklerin farkında mıyız?
08 Şubat 2018
Doğaya saygı duy ve koru
08 Şubat 2018
Çevre kirliliği
08 Şubat 2018
Hayvanları sev ve koru
08 Şubat 2018
Engelleri Aşalım
08 Şubat 2018
Kadın ve şiddet yan yana olmasın!
Haber Yazılımı